Tüm Sorularınız İçin Tefefon : 0546 446 6598

Makale

Doktordan Makaleler

STRES EN ÇOK KALBİ VE HAFIZAYI ETKİLİYOR

Aug 06, 2012 | Health Tips

Bilim insanları stresin kalp krizi ve felç riskini nasıl artırdığına dair sinirsel mekanizmaları inceliyorlar.

Kaygı, öfke ve depresyon kalbin işleyişini etkilemekle kalmayıp kalp hastalığı riskini de arttırıyor. Felç ve kalp krizi, beyin ve kalbi besleyen damarlarda gelişen hasarın ürünü. Bu duruma "ateroskleroz" da deniyor. Damar sertliğinin kolesterol ve kalsiyum birikmesi ile oluşan özel bir türü. Ateroskleroz, "yangı tetikleyici sitokin" adı verilen kimyasalların vücuttaki seviyesinin artışıyla gelişiyor. Devamlı stresin, negatif duyguları, onların da yangı tetikleyici maddeleri tetiklediği düşünülüyor. Bu sürecin altında yatan sinirsel mekanizmaları inceleyen araştırmacılar, sonuçlarıBiological Psychiatry dergisinin son sayısında yayımladı.

Araştırma için 157 sağlıklı yetişkin gönüllünün fMRI altında beyin aktivitesi ölçülürken kendilerine sevimsiz resimler gösterip duygusal tepkilerini kontrol etmeleri istenmiş. Aynı zamanda atardamarlarını ateroskleroz belirtileri için taramış, ve kandaki yangı düzeylerini ölçmüşler. Duygularını kontrol sırasında daha fazla beyin faaliyeti gösteren bireylerin kanlarında interlökin-6 adlı bir yangı tetikleyici sitokin düzeyinin daha yüksek olduğunu, ayrıca şah damarı duvarının da daha kalın olduğunu gözlemişler.

Beyin ve vücudun bağlantılarına dair anahtar mekanizmalar çözüldükçe stres ve sağlık arasındaki bağlantılar da daha anlaşılır olacak.

Gülmenin şifalı olduğu söylene dursun, bilim dünyası bu konuda boş durmuyor. Gülme ile alerjik, zihinsel, ruhsal rahatsızlıklar arasında yenilenebilir deneyler, bilimsel araştırmalar yayımlanıyor. Sonuncusu Kaliforniya'daki Loma Linda Üniversitesi tarafından mizahın özellikle yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor olabileceği teziyle yayımlandı.   

Stresin, sinir hücrelerine zarar verebilen kortizol hormonunun üretimini arttırarak, yaşlıların hafıza ve öğrenme kabiliyetleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu geçmiş çalışmalardan biliyoruz. Gülmek de stresi azaltıyorsa, kortizolun yarattığı etkiyi azaltabileceği düşünülmüş. Bunun için yaşları birbirine yakın üç gönüllü grup oluşturulmuş. İlk grup diyabet hastası, ikinci ve üçüncü grup ise sağlıklı. İlk iki grup önce 20 dakikalık eğlenceli video izliyor. Sonrasında ise görsel hafızalarını, öğrenme kabiliyetlerini ve geri çağırma yetilerini ölçen bir test çözüyor. Son grup ise; eğlenceli videoyu izlemeden bu testi alıyor. Üç grubun da testi almadan önceki ve sonraki kortizol düzeyleri ölçülüyor.Araştırmacılar komik video izleyen iki grubun da kortizol seviyesinde üçüncü gruba göre ciddi azalma olduğunu gördü. Ayrıca test sonuçlarına göre, ilk iki grubun hafızaları ve öğrenme kabiliyetlerinde üçüncü grupla karşılaştırıldığında daha fazla bir artış olduğu kaydedilmiş. En fazla ilerleme kaydedense birinci grup yani diyabetik hastaları. Araştırmacılar bulguların stresten uzak durulması gerektiğine bir kez daha çubuk büktüğünü söylüyor. Neşe ve gülmek stresi hayattan uzaklaştırırken, özellikle yaşlılık günleri için iyi çalışan beyin fonksiyonları ve  güçlü hafıza vaat ediyor olabilir. Yükselen hayat kalitenizi saymıyoruz bile.

İlgili makale; Gianaros, v.d., Biological Psychiatry, 2014, DOI:10.1016/j.biopsych.2013.10.012

 

Yorumlar

Yorum Yapın




ZİYARETÇİ YORUMLARI

  • Ağrısız atabildiğim her adımda Samet Hocam'ın emeği var. Bize uzun uzun anlattığınız önerileri bu sitede de görmek istiyoruz hocam.Fehmi Yılmaz
  • hocam sayenizde sırt ağrısından kurtuldum. O güler yüzünüz daim olsun. İyiki varsınız.didem öztürk

Duyurular

...